Deterjanın Zararları

 Deterjan kullanımının sıkça ve kolaylıkla fark edilebilen etkisi alerjik rahatsızlıklardır. Daha çok, deterjanla doğrudan temas halinde olan cilt bölgelerinde, kişilerin hassasiyet derecesine göre değişen şiddette kızarıklık, kaşınma, yanma hissi gibi etkiler meydana gelebilmektedir. Ancak bu beklenen bir husus olup, nihayet deterjan denen temizleyici madde derinin yağını alması yönünden deriyi zayıflattığından böyle alerjik bir durum meydana gelebilmektedir.

Bu etkiler kişinin deterjan ile teması kesmesinden bir süre sonra kendiliğinden yok olmaktadır. [1]

Deterjan kullanımının çevrede de rahatlıkla gözlemlenebilen etkileri vardır. Marmara Denizinde gözlenen “kırmızı su” olaylarında rol oynayan aşırı plankton üremelerinde denize akıtılan diğer atıkların yanında sentetik deterjan atıklarının da önemli ölçüde etkisi olmuştur.


Kırmızı-su vakasına bir örnek.

 

Deterjan kalıntılarını tamamıyla temizlemek için, çamaşır makinesinde, çamaşırları 8 ton su ile yıkmak gerekmektedir. İç çamaşırları tüm gün deriye temas ettikleri için sağlık açısından bir çok tehlikeye neden olabilirler. Lenf, göğüs, prostat, rahim ve deri gibi kanserlerinde son yıllarda gerçekleşen hızlı artışın iç çamaşırlardaki kimyasal kalıntılar olabileceği ileri sürülmektedir.

Bir çamaşır deterjanının içindekiler listesine baktığımızda, üstü kapalı olarak aşağıdakiler verilmektedir;

  • Temizleme maddeleri (anyonik ve iyonik olmayan yüzey aktif maddeler)

  • Tamponlama maddeleri

  • Dengeleyici

  • Parlatıcı madde

  • Esans

Bu listeden bir deterjanın içinde tam olarak ne olduğunu söylemek mümkün olmamaktadır. Kullanılmakta olan çamaşır deterjanlarının içeriğinin bir kısmı aşağıda verilmiştir.

Lineer alkil sodyum sülfonatlar: Bu sentetik yüzey aktif maddeler genelde etiketlerde “anyonik yüzey aktif maddeler” olarak geçmektedirler. Bunların üretim sürecinde, benzen gibi kanser yapıcı ve reprodüktif toksinler çevreye salınır. Biyolojik olarak yavaş parçalanmaları bunları çevreye zararlı kılmaktadır.

Petrol distilatları (naftalar): Bu kimyasalların kanserle, akciğer hasarıyla, akciğer iltihabıyla ve moköz membranların hasar görmesiyle bağlantıları vardır.

Fenoller: Fenol zehirlidir. Bu kimyasala karşı aşırı duyarlı olan kimseler, çok az miktarına maruz kalsalar bile ölüme veya çok ciddi yan etkilere maruz kalabilmektedirler. Çok çabuk absorbe edilmekte ve bütün vücut içinde zehirlenmeye neden olabilmektedir. Ölüm ve ciddi zehirlenmeler, fenolün merkezi sinir sistemine, kalbe, kan damarlarına, ciğerlere ve böbreklere etkisinden ileri gelmektedir.

Çamaşır deterjanlarında kullanılan yaygın bir yüzey aktif madde olan nonil fenol etoksilattır (bu kimyasal Avrupa’da yasaklanmıştır ve yavaşça daha zehirli bileşenlere biyolojik olarak parçalandığı bulunmuştur). Çalışmalar bu yüzey aktif maddenin göğüs kanseri hücrelerinin büyümesini tetiklediğini, erkek balığı dişileştirdiğini bulmuştur.

Optik ağartıcılar: Bu sentetik kimyasallar UV ışık dalga boylarını görünür ışığa çevirmektedirler, bu da yıkanmış çamaşırların daha beyaz görünmesine yol açmaktadır (oysa ki çamaşırın temizliğine herhangi bir etkileri yoktur). Balıklara zehirli ve bakteriyel mutasyonlara yol açtıkları bulunmuştur. Öte yandan, sonradan güneş ışığına maruz kalacak olan ciltte alerjik reaksiyonlara yol açarlar.

Fosfatlar: Bu kimyasallar deterjanları daha etkili kılmak üzere, sert su minerallerini gidermek için kullanılmaktadırlar. Başlıca problem şudur ki, çevreye salındıklarında, belirli deniz bitkilerinin büyümesini tetiklemekte, bu da dengesiz ekosisteme neden olmaktadır. Bu yüzden kullanımları yasaklanmış veya kısıtlanmıştır.

Sodyum hipoklorit (çamaşır suyu): Bu kimyasal, yüksek derecede zehirli olan ve ev zehirlenmelerinin çoğunda rol almış olan klora öncülük etmektedir. Çevredeki organik maddelerle tepkimeye girdiğinde, sonradan üreme, bağışıklık ve endokrin sistem bozukluklarına yol açacak bileşikleri meydana çıkarmaktadır.

EDTA (etilen-diamino-tetra-asetat: EDTA, ağartıcı maddelerin suyu girmeden önce aktifleşmesini engelleyen, fosfatlar yerine sudaki mineral sertliğini gidermek amacıyla ve köpükleşme düzenleyicisi olarak kullanılan bileşikler sınıfıdır. EDTA kolaylıkla biyolojik olarak parçalanmamakta ve çevredeki zehirli ağır metalleri tekrar çözebilmekte, böylece bu ağır metallerin tekrar besin zincirine girmesini sağlamaktadır.                                                                                             

[1]http://www.deterjaninzararlari.org/

[2]http://www.sixwise.com/newsletters/05/07/06/the-toxic-dangers-of-typical-laundry-detergent.htm

 

 

   

 

 

 

 

 

 

Alışveriş Sepetiniz
Sepet
Alışveriş Sepetiniz Boş
ATV Ekopazar Topik Tanıtım
Bulaşık Yıkama Topu
Çamaşır Yıkama Topu
POLYLOCK DoorFair 2012
Ana Sayfa | Hakkımızda | İletişim | Sipariş Takibi | Gizlilik Bildirimi | Yardım

Topik | Çamaşır & Bulaşık Yıkama Topu

Topik Çamaşır yıkama topu ile çamaşırlarınızdaki etkiyi kullanın ve görün. Nanomatik çamaşır yıkama topu ile çamaşırlarınızı yıkayarak hem yumuşatıcının kimyasal etkisinden korunacak hem de tasarruf yapacaksınız. Suyu yumuşatan çamaşır topu az deterjanla iyi temizlik sağlarken deterjanların kimyasal etkisiyle yıpratma etkisinden de sizi korur. Makine parçaları üzerinde biriken kireci yok ederek çamaşır makinenizi korur.

Topik Bulaşık Yıkama Topları ile hiç kimyasal (deterjan, parlatıcı, tuz) kullanmadan, Tamamen Doğal, Deterjansız temizlik sağlarsınız.

yurtdışı eğitim yurtdışı dil okulu yurtdışı yaz okulu yurtdışı üniversite